-???-
DİASPORA HABERLERİ > SİGORTA PROBLEMİ
Ermeni sigortaları oyununun tarihçesi
1875-lerden başlamak üzere, bir çok yabancı sigorta şirketi Osmanlı İmparatorluğu-nda aktif halde idiler. 1885-ten başlamak üzere Amerikan sigorta şirketi New York Life Osmanlı İmparatorluğu-nda pazar ve müşteri aramaya başladı. Akıllarına Osmanlı İmparatorluğu-nun gelmesi boşuna değildi. Osmanlılar misyonerleri imparatorluğa sokmuşlar, orada bir sürü de yabancı okul açılmıştı.
New York Life yaklaşık 20 yıl boyunca Osmanlı içinde sigorta satmaya devam etti.
Ancak Osmanlılar-ın, sigorta satın almanın bir nevi kumar oynamak olduğunu düşünmeleri gibi bir veya bir başka nedenlerden dolayı New York Life-ın ana müşterileri Ermeniler olmaya başladılar. Üstüne üstlük Ermeniler Türkler gibi de değildiler; Ermeniler-de para da vardı. Osmanlı İmparatorluğu adamlara iyi bakmış ve palazlanmalarına yardımcı da olmuştu.
New York Life-ın sattığı 7,671 poliçeden yaklaşık 5000-ini Ermeniler satın aldılar. Bu poliçelerin o tarihteki değeri bugünün standartları ile bile inanılmazdı; Tam 10 milyon 281 bin 134 dolar. Alan memnun, satan daha da memnundu.
İşler New York life için Osmanlı İmparatorluğu-nda o kadar tıkırında o kadar iyi gidiyordu ki, burada satılan sigorta poliçelerinin sayısı New York Life-ın Amerika-nın 21 eyaletinde sattığı poliçe sayısından daha fazla idi.
Ondan sonra, geldi 1914 ve 1. Dünya Savaşı. Devam eden sigortaların primleri ödemeleri hakkında boşta bırakılan Ermeniler doğru Amerikan büyükelçiliğinin yolunu tuttular.
Uğraşlardan sonra bir yol bulundu. Onlar paralarını elçiliğe ödediler, elçilik de New York Life-a iletmeye davam etti.
Ermeniler-e poliçeler satan bir de Fransız şirketi var.
Fransız kelimesinin her zikredildiği ortamlarda kulaklarımızın diklendiği son yıllarda, bir Fransız şirketi olan AXA ile ilişkin gelişmeler ve kendilerinin Ermeni yandaşı yaklaşımları bir rastlantıyı geçmiş ve, "son derece garip kategorisi"ne girmiştir.
Fransızlardan işkillenmek için sebep çok: İlk Ermeni soykırımı anıtını yapanlar onlar, Türkiye-nin güneyine çıkartılan işgal güçlerinin arasına Ermeni Taburlarını sokan ve Ermenilere Fransız üniformalarını giydirenler onlar, en çok Ermeni göçmen kabul eden Avrupalı dostlarımız onlar. Türkiye AB-ye giremez diye debelenenler onlar. "Soykırımı olmamıştır diyeni hapse atarım" diyen onlar.
AXA 1996-da kendisinden daha eski bir sigorta şirketi olan UAP-yi satın alır. Neden alır? Saatli bombanın pimini neden çeker? Bu tamamen bir tesadüften mi ileridir?
Rastlantı bu ya, UAP-de 1922-de Ermeniler-in soykırımına uğradığını Fransız Dışişleri Bakanlığı-da bir resmi mektupla deklare etmiş bir şirkettir. 1999-da AXA bizim OYAK-a ortak olmuştur.
Bilderberg toplantısı geçen yıl yıl 2 Haziran-da Fransa-da toplandı. Ali Babacan, Kemal Derviş, Mustafa Koç, Fehmi Koru da Türk katılımcılar idiler.
Aynı toplantılarda bir başka katılımcı daha vardı : Henri Castries.
Acaba konuyu Henri Castries-e açan oldu mu kahve molaları sırasında? AXA, UAP gibi Ermeniler-e milyonlarca borçlu bir şirketi neden bile bile satın aldı? Yeni Ermeni tazminat başvuruları alabilmek için AXA son başvurma tarihini neden durmadan uzatıyor? (En son hali ile 29 Aralık 2007).
Aslında oraya kadar gitmişken bir de Kissinger-e de bir sormak gerekirdi :
"Yahu biz şu acabacılık işini bir türlü beceremedik, bırak Plan B-yi, Plan A-mız yok Türkiye-de. Nasıl oluyor bu iş bize biraz anlatsan?"
Ermeni planının ABD-deki hukuk süreci ve Ermenilerin aldıkları tazminat paraları:
1. New York Life Şirketi gelişmeleri
Ermeniler-in Sigorta satranç oyununun baş aktörü, ve Ermeniler-in en büyük kahramanı Dr. Vartkes Yeghiayan-dır. Bu Los Angeles-li Ermeni hem bir doktordur hem de avukat. Okuduktan sonra imrenip, "bizde neden yok bu tip Türkler? Allah bize de nasip eylesin inşallah" dedirtecek bir adam bu.
Dr. Yeghiayan, 1913-1916 yılları arasında ABD-nin Osmanlı İmparatorluğu büyükelçiliğini yapmış olan Henry Morgenthau-nun hatıralarını 1987-de okur ve aklına bir fikir gelir.
Yeghiayan o zamanki Dışişleri Bakanı George Schultz ile iletişime başlar ve onun yardımı ile ABD Federal arşivlerinden konuya ilişkin yaklaşık 10.000 doküman oluşturur. Bu dokümanlarda kimin ne ödediğini ve bu paraların kimlere gittiğini belirler.
New York Life da iyi kayıtlar tutulmuştu. Kime ne satıldı, adresi, her şey oradaydı ve sadece New York Life-ın bu konudaki evraklarının sayısı 35.000den fazlaydı..
Ermenilerin yıllardır Amerika-daki sigorta şirketlere gönderdikleri istem dilekçeleri şirket tarafından zaman aşımından dolayı reddedilmekteydi.
Ve, Yeghiayan da sigorta şirketlerinin peşine düşer ama eski sigorta sahiplerinden biraz daha planlı ve programlı hareket etmektedir.
Morgenthau-nun hatıralarından gerekli delili bulmuştu ancak Amerikan mahkemelerine gidebilmesi için kanunlar gereği mahkemenin huzuruna en az bir "soykırımı" kazazedesi çıkarması gerekiyordu.
Araştırmalar başladı ve epey bir reklamdan sonra 90 yaşında Martin Maroutian adından bir Ermeni bulundu, ancak Yeghiayan-ın elini çabuk tutması gerekiyordu. Bu yaşlı adam her an ölebilirdi.
Ardından Yeghiayan-ın şansı yaver gitmeye başladı ve 11 Ermeni daha buldu ve New York Life sigorta şirketini, Los Angeles-teki büyük bir avukatlık bürosu aracılığı ile 3 milyar dolarlık tazminat için mahkemeye verdi. (Komisyon usulü ile çalışan avukatlar, mahkeme sonuçlandığında 3,5 milyon doların sahibi oldular ve bundan sonraki girişimler için, hem onların, hem de Amerika-nın başka bölgelerinde benzer davaların açılmasını bekleyen avukatlık şirketlerini de ağızlarının suyu akıtmaya başladı.)
Ancak aynı zamanda bir de hukukçuluk hüviyet olan avukat Yehhiayan'ın problemi burada bitmiyordu. Çünkü Amerikan kanunlarına göre bu sigorta istemi zaman aşımına uğramıştı ve hak iddia edilemezdi.
Ama koskoca Amerika'daki koskoca Ermeni lobisi şimdiye kadar boşuna mı çalışmıstı?
Amerika'daki 1,5 milyon Ermeni'nin en az 900 bininin yaşadığı, (küçük Ermenistan olarak da adlandırılan Los Angeles'teki 200.000 nüfuslu Glendale ilçesinin 80.000'i 2007 sayınlarına göre Ermeni'dir ve 5 belediye meclisi üyesinin 3ü Ermenidir), George Deukmejian'ı (Dökmeciyan) vali seçtirdikleri, eyalet meclisinde birçok Ermeni'nin bulunduğu, Los Angeles Şehir Meclisi'nin Hollywood Bulvarı'ndan Santa Monica Bulvarı'na, oradan da 101. Otoyola adar uzanan Los Angeles bölümünün 2001 yılında Küçük Ermenistan olarak resmen tanındığı bu Los Angeles şehrinde, bu Kaliforniya eyaletinde, bu da problem miydi yani?
Neymiş? Zaman aşımıymış! O da ne? Bir kanun. Kanunlar değiştirilemezler mi? Hele ki Amerika'da ve hele ki Kaliforniya'da? Bunca yıllık lobiciliği boşuna mı yapmışlardı Ermeniler?
Kanunu değiştirdiler. Hem de 2010 yılına kadar uzatmalı. Ermeniler'in de zaten istediği o idi. Bu süre bu iş için yeter ve artardı bile.
Aslında bu çabanın önünde engeller yaratmak için Türkiye'nin de tam 7 yılı vardı. 2003te duyurduk. 2007'deyiz. Ama bizde, "cık, yok bunun ucu bize dokunmaz"dan başka hareket yok maalesef.
Kanun tasarısı ilk önce Kaliforniya Eyaleti'nin, Fresno kentinin Ermeni asıllı, Demokrat Partili eyalet Senatörü Charles Poochigian tarafından Kaliforniya eyaleti Temsilciler Meclisi'ne sunuldu. Ardından da zamanın valisi, Ermenileri ve onların oylarını da çok seven Gray Davis, zaman aşımı kanununun Ermenileri 2010 yılına kadar hariç tutacağına dair bir özel kanunun Kaliforniya Eyalet Temsilciler Meclisi'nden salt çoğunlukla geçmesini sağladı.
Bu noktada, sözü etmeden geçilmemeli. Amerika'da yasayıp da çifte vatandaşlık hakkını kullanmayıp Amerikan vatandaşı olmayan ve oy kullanamayan ve Amerikan yöneticisi üzerinde zerre kadar hükmü olmayan Türkler'e ne demeli? ABD'de düzinelerce yıl yaşayıp, "ben vatandaş olmadım" diyebilen, sözde Türk sivil toplum örgütlerinin, sözde lobicilik yapmaya çalısan sözde liderlerine ne demeli?
Aslında bunun cevabını Turgut Özal'dan, Tayip Erdogan'a kadar Amerika'da Türk vatandaşları ile görüşen hemen her başbakan vermiştir: "Vatandaş olun, oy kullanın". Hatta Başbakan Erdoğan 2004'te daha da iyisini Amerika konuşmalarında tüm Türklere söylemiştir: "asimile olmayın ama entegre olun, vatandaş olun".
Ama gelin görün ki bugün TBMM'de bir milletvekili, kürsüde konuşma yapan bir başka milletvekiline " İn aşağı seni Amerikan vatandaşı" diyebilmekte, kürsüde konuşan kişi "memleketimin menfaati için oldum ancak şimdi değilim" yerine, "kendine gel, ben hiçbir zaman Amerikan vatandaşı olmadım" diyebilmektedir.
Ve işte size Amerika'yı avucunun içine almış bir Ermeni cemaati! Acaba kimin vatan sevgisi kiminkinden azdır. Bunu bilebilmek mümkün müdür?
Amerikan vatandaşı, Ermeni Yeghiayan devam etti ve 1999'un Kasım ayında Los Angeles Federal Mahkemesi'nin başvuruyu kayıtlarına almasını sağladı. Davaya atanan hakim bayan Christine Snyder idi. Yeghiayan 2300 sayfalık iddianın dosyalarını hakime sundu ve Osmanlı zamanında sigorta satın almışlar adına, yanındaki 12 şahidi ile beraber bir "toplu mahkeme" davasını hayata geçirdi.
New York Life, ilk önce poliçelerin bugünkü değerlerinin düşük olduğunu ve buna benzer bir yargı sürecinin Amerikan mahkemelerinde daha evvel yaşanmadığını bildirerek sürecin durdurulmasını istedi ancak hakim Snyder Yeghiayan'a davaya devam hakkın vermekle de kalmayıp, ardından da New York Life'a, aradan geçen 82 yıllık dönemde işletilen sigorta paralarının karlarını da Ermenilere ödenmesi gerektiği hakkına emir verdi. Bunun yanında New York Life'dan "punitive damages" de (kasıt olduğu zaman miktarı yükseltilen normal tazminat) alınabileceği kararını da verdi.
Aslında New York Life'ın çok iyi bir kayıt sistemi vardı ancak yıllarca poliçe sahiplerini bulamadıklarını belirtmişlerdi.
Tüm bunlara rağmen 27 Ocak 2004'te New York Life Sigorta Şirketi Insurance Ermenilere ödemeler yapacağına dair bir ön anlaşma imzaladı. Ardından, 20 Subat 2004 tarihli duruşmada Los Angeles Bölge Mahkemesi Yargıcı Christina Snyder, New York Life Sigorta Şirketi'nin, 2400 poliçe sahibi Ermeni'ye 20 milyon dolarlık bir ön tazminat ödemesi için onay verdi. Ardından da bu on onay 30 Temmuz 2004 tarihli duruşmada kesinlik kazandı.
Alınan 20 milyon doların 11 milyon dolarının 2400 varise, 4 milyon dolarının 4 avukatlık bürosuna verileceği, 2 milyon dolarının masraflara ayrıldığı ve son 3 milyon doların da şu Ermeni kurumlarına dağıtlacağı belirtildi: ABD Ermeni Kilisesi Doğu Bölgeleri Piskoposluğu, Doğu ABD ve Kanada Ermeni Papazları Gurubu, Batı ABD ve Kanada Ermeni Papazları Gurubu, ABD ve Kanada Ermeni Katolikleri Piskoposluğu, ABD Ermeni Misyonerlik Derneği, "The Armenian Relief Society" (Ermenistan depremi sonrası kurulan Ermenistan'a yardım derneği), Ermeni Yardımsevenler Birliği, Ermeni Eğitim Vakfı.
Anneannesinin sözde soykırımının tek yaşayan üyesi olduğunu belirten "Kabateck ve Garris Avukatlık Bürosu" avukatı Amerikan vatandaşı Ermeni Brian Kabateck, alınan tazminat ödemelerinin yahudi soykırımı tazminat davalarında ödenen miktarlardan daha fazla olması bakımından New York Life sigorta ödemelerinden çok memnun olduğunu belirtti.
Evet haklar istenmediler ve kazanıldılar.. Saygı gibi.
Dr. Yeghiayan yani bir işe daha başladı.. Geçtiğimiz yıllarda, Avrupa'da da araştırmalar yaparak Osmanlı İmparatorluğu'nda sigortacılık yapan diğer 59 hayat sigorta kurumunu da araştırmaya başladı.
New Jersey eyaletinde işlev gören bir Ermeni düşünce kurumu, Gomidaş Enstitüsü'nün ve Amerikan Princeton Üniversite'sinin Amerikan resmi çevreleri içinde geniş şekilde yayımladığı bir çalışması, sadece New York Life sigorta şirketinin Ermenilere sattığı poliçelerin o tarihteki değerlerinin 10 milyon dolardan fazla olduğunu ve bugünkü değerinin 100 milyar dolar civarında olduğunu belirtmekte. Değişik avukatların, konuya dair değerlendirmeleri de, tüm faiz, para işletme karşılığı tazminat ve tüm "kasıt" tazminatları da ele alındığında, bu miktarın 1 milyar dolardan 50 milyar dolara kadar uzanabileceği yönünde.
Bir yandan da, adı geçen tüm yeni gelişmeler, Amerika'da 1998?de yasalaşan Yahudi Soykırımı ardından gelen 2. Dünya Savaşı sigorta istemlerine doğrudan doğruya paralellik göstermekte olduğundan, Amerikan sigorta şirketleri bu en büyük eyaletteki Kaliforniya'daki sigorta pazarında iş yapmakta zorlanabileceklerini düşünmekteler ve gelecekleri endişeler yaşıyor. Çünkü daha şimdiden, ceplerinden çıkacak bu paraların hesabının kimden sorulacağının, Türkiye'den alınıp bir gün kendilerine iade edileceğinin hesabını yapıyorlardır.
Yani siz bir Amerikan şirketinin cebinden paralar alırsınız ama bu şirket kayıplarını bir şekilde mutlaka kapatmak zorundadır ve ilk adres sizsinizdir. Ya primler artar, ya da sigortalısının suçu olmadan bir kazaya sebep olan birim mahkemeye verilir.
Daha da ötesi, sigorta şirketleri, eyalet makamları tarafından, Yahudi Soykırımı döneminde sattıkları poliçe sahiplerinin isimlerini açıklamaya zorlanmalarını protesto etmekle birlikte, yine yeni çıkabilecek bir kanunla Kaliforniya Eyaleti'ndeki lisanslarının iptali ve de dolayısı ile bu en büyük eyalette iş yapamama tehdidi altında kıvranıyorlardı ve hala da kıvranmaktalar.
2. AXA gelişmeleri
New York Life şirketini de, yine önceden tahmin edildiği gibi bir başka şirket takip eti. Etmek zorunda kaldı.
Yine geçtiğimiz yıl içinde OYAK'in ortağı olduğu! AXA'sa buna benzer bir 14.4 milyon Avro'luk (17,5 milton dolar) ödemeyi 20 Ermeni'ye yapmak sorunda kaldı. Ki bundan tam beş yıl evvel, AXA sözcüsü Jeff Tolvin sunu söylemişti: "Şirketim kendisine yaklaşacak Ermeni poliçe sahibi varislerinin istemlerini değerlendirmeye hazırdır". Değerlendirirdi tabii, OYAK'ın ortaklık parası ile.
Yani, kaza geliyorum demez derler ama bu kaza haber vere vere geldi. Çünkü bütün sinyallerini önceden vermişti, ve AXA Ermeniler'e bu parayı ödediğinde, hisselerinin yarısının sahibi OYAK'ın yanı Türkiye'nin cebinden de para çıkmıştı..
OYAK BANK'ın 250 bin hesap sahibinden, 57 bin Emekli Subaylar Derneği (TESUD) üyesi, 30 bin Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği'nin (TESAD) üyesi, artı aileleri, dul ve yetimler ve muharip gaziler, OYAKBANK müşterileri bu konuda ne düşünüyor acaba?
Ermeni Milli Komitesi'nin AXA ödemesinden sonra yaptığı açıklama manidardır ve aşağıda detayları ile açıklanacak olan ve Ermeniler'in gelecekte dünya mahkemelerinde Türkiye'den istemeyi planladıklarının bir ön açıklamasıdır:
"Her ne kadar Ermeni soykırımı kurbanlarının tanınması açısından önem teşkil etmekte ise de, AXA konusunun bugünün Türk devletinin sorumluluğu ve borcu olan ve 1915 1923 yılları arasında Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından gasp edilen genel ve özel Ermeni malları, ölümler, hırsızlıklar, yaralamaları ile hiçbir ilgisi yoktur. AXA tazminat davasından belirlenen hesap formülünün diğer hala elde edilmemiş Ermeni istemleri ile hiçbir bağlantısı da yoktur ".
3. AVIVA Gelişmeleri:
Ermenilerin 3. sigorta dalgası başladı. 2004 New York Life ve 2007 AXA-OYAK soykırımı ödemeleri ardından Ermeniler bir İngiliz Şirketi olan AVIVA'ya 10.000 kişi olarak yeni bir dava açtılar! (18 Eylül 2008)
Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün 7 Eylül 2008 Ermenistan çıkarması ardından gerçekleşen bu 18 Eylül 2008 Ermeni toplu sigorta davası açılması girişimi manidardır. Ermenilerin, bir başka Türk iyi niyet girişimine cevapları ortadadır. Fransız şirketi AXA oyunu ile hedef olan Türk OYAK'tan sonra (ki Ermenilerin bu sigorta/tazminat girişimi neticesinde, Türkiye milli servetinden OYAK aracılığı ile 2007'de Ermenilere milyonlarca dolar ödemiştir -OYAK bu konuda hala bir açıklama yapmamıştır), yeni hedef bir Ingiliz şirketi olan ve Sabancı Holding'in AVIVA-SA'sının ortağı, AVIVA'dır.
İngiliz sigorta devi Aviva Plc.'nin ortağı bulunduğu Aviva Hayat ve Emeklilik ile Sabancı Holding bünyesindeki Aksigorta'nın iştiraki olan AK Emeklilik birleşerek AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ş.'yi oluşturmaktadır.
AvivaSA, 2007 yılının ikinci çeyreği verilerine bakıldığında yüzde 25'lik pazar payı ile bireysel emeklilik sektörünün lider şirketi konumuna yerleşir ve yüzde 11'lik pazar payı ile de hayat sigortası sektöründe üçüncü sırada yer alırken bu Türk sigorta şirketinin ortağı olan AVIVA için de tehlike çanları çalmaya başlamıştır.
7.000 Ermeni'ye daha 2007'de 17 milyon dolar ödeyen AXA-OYAK ardından, 10.000 Ermeni'ye ödemeler yapmasına garanti gözü ile bakılan AVIVA'nın da "soykırımı" tazminatı ödemelerinin en az 25 milyon dolar (35 milyon TL) civarında olması beklenilebilir.
ORTAKLIK YAPISI:
AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ş., dünyanın en büyük beşinci sigorta kuruluşu olan Aviva Plc. ile Sabancı Holding bünyesindeki Aksigorta'nın eşit ortaklık ilkesiyle kurulmuştur.
ERMENİLERİN AVIVA KONUSUNA İLİŞKİN DEKLARASYONU:
"93 yıldan uzun bir süredir AVIVA ve onun ortakları Ermeni soykırımızedelerine ve onların varislerine ait olan milyonlarca dolara el koymuştur. Hiç bir organizasyonun soykırımından nemalanmasına izin verilmemelidir. Şimdiye kadar hak sahibi mirasçıları tanımlamak ve kendilerine hakları olan paraları ödemek adına AVIVA Şirketi'nin hiçbir hevesi olmamıştır. Şimdi, bu dava aracılığı ile biz kendilerine bu hevesi sunuyoruz".
Bütün bu gelişmeler karşısında OYAK ne yaptı?
OYAK hala bu ortaklıktan Ermeniler'e çıkartılan paraların ortakların ortak mali portresini nasıl etkileyeceğini açıklamamıştır. Son bir gelişme olarak OYAK'ın % 100'ünün bir yabancı şirkete satılması halinde bile, Türkiye'nin cebinden çıkan çıkmıştır.
Bütün bu gelişmeler karşısında Türkiye ne yaptı?
Koskoca bir, hiç bir şey. Belki Türkiye tarafından yapılan tüm tez çürütme çalışmaları, Türk televizyonlarında kendimiz söyleyelim kendimiz dinleyelim açık oturum düzenlenmesi anlayısını aşmayan, oturduğu yerde sloganlardan ileri gitmeyen çalışmalarla yerinde saymaktadır.
Konuyu hala inceleme zahmetine bile girmeyen ve meslekleri Türkiye'nin geleceği ile tezler ve çözümler üretmek olanlar hala derin bir uyku halindedir.
Türkiye bu yeni gelişmelerin, yani Türk şirketlerinin Ermeni soykırımını kabul eden yabancı şirketlerle ortaklığını Türkiye'yi hukuki açıdan gelecekte nasıl etkileyebileceğini en azından "acaba" diyerek araştıracak bilimsel komisyonlar oluşturmamış ve degil, B ve C, planları, A planı dahi oluşturmamıştır.
"Sigorta şirketleri Ermeniler'e ödemeler yaparsa yapsın, bize zararı ne?" diyenlere ve yukarıda anlattıklarımızı irdeleyemeyenlere bu vesile ile bir kez daha açıklamış olalım.
Türkiye olarak, Ermeniler tarafından orkestre edilen topsuz tüfeksiz ve modern bir uluslararası kuşatma komplosunun merkezinde gün geçtikçe gerilemeler kaydetmekteyiz. Bu konuda acil çözümler üretmek zorundayız.
Sigorta gelişmelerinin bize zararı birden fazladır .
Türkiye'nin başına gelenler ve gelebilecekler:
1. TAZMİNAT EMSALİ TEŞKİL ETMEK: Diğer Amerikan eyaletleri Kaliforniya'yi takip edebileceklerdir. Çünkü artık hukuki emsal teşkil edilmiştir. Amerika'da emsallerle insanlar asılır, emsallerle insanlar idamdan dönerler. Amerika'nın birbirinden farklı kanunlarla yönetilen 50 eyaletinden Kaliforniya, diğer 49?un tamamından çok daha büyük bir özelliğe sahip olan bir eyalettir, çünkü Amerikan tarihinde bir çok alanda yaptığı kanunlarla Kaliforniya'nın ABD çapında emsal teşkil etme geleneği vardır.. ABD'nin tüm yeni, değişik, liberal veya atılımcı kanunları genellikle Kaliforniya'dan kaynaklanır ve ardından diğer eyaleter onu er veya geç takip ederler. Sözde Ermeni soykırımının Kaliforniya'da kabulü ardından onu takip eden eyaletlerin sayısı günümüzde 40?a çıkmıştır. Bu Amerika'nın %80'i demektir. Sözde Ermeni soykırımının ilkokul müfredatlarına koyulması da Kaliforniya'da başlamış ve 6 eyalete yayılmıştır. Sonuç olarak, Amerika'da tarım işçileri haklarından tutun, eşcinsel haklarına kadar birçok yenilikçi kanun ilk önce Kaliforniya'da destek bulur, ardından diğer eyaletlere yayılır. Ermenilerin zaman aşımı kanunu haricınde tutulmalarına ilişkin kanunun Haziran 2002?de kabulü ardından mahkemelerin sigorta şirkelerine karşı Ermenilerin lehine 2004te verdiği kararlar ve de ardından, Türkiye'de yıllarca "merak etmeyin bu iş olmaz" diyen bazı emekli büyükelçilerin aksine, Ermenilerin artık milyonlarca doları 2005 ve 2006 yıllarında yavaş yavaş toplamaya başlamış olmaları nedeni ile Kaliforniya'da başlayan, Ermeniler'in bu sigorta paraları toplama akımı son derece dehşet vericidir. Bu dehşeti Amerika'yı tanımaz liderlerimizin göz ardı etmektedirler. Kendilerinin danışmanları ve kariyer politikacıları da gelişmeleri görmemezlikten gelmekte ve tarihi bir gaflet içine düşmektedirler. Mecliste gurubu olan muhalefet partileri veya gurubu olmayan harici partilerin her hangi birinin de konuyla ilgili ne demeçleri, ne etüt çalışmaları, ve de dolayısı ile ne de ürettikleri çözüm önerileri vardır.
2. HUKUKİ EMSAL TEŞKİL ETMEK: AXA davasını kazanan avukat Geragos'un açıkça ve hiç de gizli emellerini bir sır yapamadan belirttiği gibi, bu ilk davaların kazanılması Amerika çapında tazminat alabilme emsalini teşkil ettiği gibi, dünya çapında bir başka emsali daha, ama bu kez de, Ermeni soykırımı tezine hukuki bir temel sağlaması emsalini de mümkün kılacaktır. Bu emsal, bundan böyle Ermenilerin Türkiye'den sadece sigorta paraları tazminatı değil, aşağıda kendileri tarafından bile açıkça beyan edildiği gibi, diğer malk haklarına yönelik tazminat davaları için de önemli bir dönüm noktası teşkil edecektir.
3. BİR TÜRK KURUMUN SUÇLULUK KABUL ETMESİ: Şimdiye kadar hiçbir sözde sorumlu birimin kabul etmediği, ve Ermeniler'in hiç bir yerde resmen ispat edemedikleri sözde soykırımı artık en azından sigorta şirketleri tarafından, "guilt by association", yani "İşbirliği ve şirk yolu ile suça iştirak" olarak adlandırılan ve tüm dünyada kabul edilen bir hukuk prensibi aracılığı ile Türkiye tarafından "de-facto" (hükmen) kabul edilmiş olacaktır. Türkiye'li OYAK da bu metotla suç kabul etmiştir. Çünkü öz kardeşi ve ortağı AXA, soykırımı suçunu sadece tazminat ödeyerek değil, resmen ve kağıt üzerinde de kabul etmiştir . AXA 1996'da kendisinden daha eski bir sigorta şirketi olan UAP'yi, Ermeni sigorta konularını yakından bilmesine ve ellerinden çıkma ihtimali olan büyük paralara rağmen satın almıştır. Neden almıştır? Bu saatli bombanın pimini, bile bile lades, neden çeker? Amerika gelirleri hiç de büyük olmayan AXA 14.4 Euro'yu neden bir kalemde gözden çıkarmıştır? Bu tamamen bir tesadüften mi ileridir? Kar amaçlı çalışan bir şirket bu kadar aptal olabilir mi? Rastlantı bu ya, UAP'de 1922'de Ermeniler'in soykırımına uğradığını Fransız Dışişleri Bakanlığı'da bir resmi mektupla deklere etmiş bir şirkettir.
4. ERMENİLER'İN ARKALARINA YENİ ABD DESTEKÇİLERİ ALARAK TÜRKİYE'Yİ SIKIŞTIRMA SÜRECİ
* TAZE NEDENLİ DESTEKÇİ NO 1: TÜRKİYE'Yİ ŞİMDİ TANIMAZ ABD KESİMİ DE ERMENİ DESTEKÇİSİ OLACAK: Ermeni tazminatlarını ödemeye başlayan sigorta şirketleri, zararlarını ilk önce genel müşterilerinden pirim arttırımları yoluyla karşılamaya çalışacaklardır. "Geçen sene kaza yapmadım, evimi şu da basmadı, primim neden arttı?" diye soran sokaktaki Amerikalı'ya adres Türkiye ve "soykırımı" olarak gösterilip kendileri dolaylı olarak da olsa anti-Türk yapılacaklardır. Gündelik hayatında Türkiye ve onu ilgilendiren konulara ilgi duymayan Amerika'lı, sözde Ermeni soykırımını duymamış veya duysa da bana ne diyen Amerikalı, fikrini değiştirmeye başlayacak artık bir ilgisiz Amerikalı değil, ister istemez bir Ermeni tezi ve Ermeni lobisi destekçisi olmaya mecbur kılınmış bir Amerikalı olacaktır. Çünkü artık Türkiye'nin geçmiş "soykırımı" kendisinin de günlük hayatına tesir etmekte olup ailesinin rızkının daha büyük bir bölümünü daha yüksek sigorta primleri için ayırmaya başlamış olacaktır.
* TAZE NEDENLİ DESTEKÇİ NO 2: AMERİKAN YÖNETİMİ: Maddi ve manevi açıdan gün geçtikçe zorlanan ve Amerikan halkını da arkasına alan sigorta şirketleri sigorta Türkiye'den tazminat taleplerine destek amacıyla ve Türkiye'nin sorumlu tutulabilmesi için Amerikan hükümetinden yardım talebinde bulunacaklardır.
TAZE NEDENLİ DESTEKÇİ NO 3 ve 4: AMERİKAN BANKACILIK VE SİGORTACILIK LOBİLERİ: Türkiye'nin vereceği negatif cevaplar ardından, sigorta şirketleri, Türkiye'yi sıkıştırmak için Amerika'nın devasa iki milli lobisini araya sokacak ve basıncı arttıracaklardır. Bu noktada artık Türkiye peşine salınacak olanlar, Amerika'nın devasa sigortacılık ve bankacılık lobileri olacaktır. Amerikan lobi sistemi hakkında bilgi sunduğum bölümler incelenecek olursa, bu iki lobi gurubunun gücü gözler önüne serilmiştir. (Amerika'nın en büyük iç lobisi olan ve sadece lobicilik için harcadığı paralar 258 milyar dolar olan Amerikan bankacılık ve sigortacılık lobisi..) Tabii ki burada bir iki şirketin ismini vermek kimine göre yeterli olabilir ama, Türkiye'nin hangi vahşi kaplanlarla uğraştığını, ve bu işin lamının ciminin olmadığını gösterebilmek amacı ile, kılına zarar gelmesi halinde Türkiye'nin üzerine sıçrayacak yırtıcı kaplanlar ordusunu söyle tek tek bir takdim edelim bakalım: (Hatırlayınız.. bunların her biri halka açık şirketler olup, borsadaki değerleri ve hisse sahibi memnuniyeti son derece önemlidir. Kötüye giden her şirkette, para kaybeden her şirkette (hele ki lüzumsuz yere Türkiye diye bir ülkenin soykırımı sorunlarına ortak olması ihtimalinde de), Amerika'da her yıl yüzlerce yönetim kurulu üyesinin ve yönetim kurulu başkanının kelleleri uçmaktadır)..
İşte yırtıcı sigortacı kaplanlar: ( Ve bu şirketler bizim şirketlerimiz gibi ülke menfaatlerini inceden inceye irdelemeden yabancı şirketlere hisse satmış şirketler olmayıp, bilmem hangi yabancı ülke bilmem hangi azınlığını soykırımına 80 yıl evvel uğratmıştır gibi, kendilerini ilgilendirmeyen bir sebepten dolayı ayaklarına basılacak olursa, önlerine gelenin nefesini kesebilecek güç ve azimde olan şirketlerdir)
ACE INA, ACE Ltd, Aegis Insurance Services, AEGON USA, AFLAC Inc, Alliance of Community Health Plans, Fireman's Fund Insurance, Allstate Insurance, Allsup Inc, American Assn/Indep Claim Professionals, America's Health Insurance Plans, American Academy of Actuaries, American Bankers Insurance Assn, American Council of Life Insurers, American Family Insurance Group, American Financial Group, American Insurance Assn, AIG Environmental, American International Group, American Life Insurance Co, American Premier Underwriters, Anthem Insurance, AON Corp, Arch Capital Group, Argonaut Group, Arthur J Gallagher & Co,Assn & Society Insurance Corp, Assn for Advanced Life Underwriting, Assn of Financial Guaranty Insurers, Assn of Health Insurance Advisors,Assurant Inc, Blue Cross/Blue Shield, Blue Cross/Blue Shield of Alabama, Blue Cross/Blue Shield of California, Blue Cross/Blue Shield of Florida, Blue Cross/Blue Shield of Michigan, Blue Cross/Blue Shield of Minnesota, Blue Cross/Blue Shield of Mississippi, Blue Cross/Blue Shield of South Carolina, Blue Cros/Blue Shield of Tennessee, Capital Blue Cross, Highmark Blue Cross/Blue Shield, Horizon Blue Cross/Blue Shield of NJ, Independence Blue Cross, Regence Blue Cross/Blue Shield of UT, Regence Group, Wellmark Inc, Caresource, Chubb Corp, Cigna Corp, Cincinnati Financial, Primerica Financial Services, CNS Corp, Coalition for Auto Insurance Reform, Coalition To Insure Against Terrorism, Cltn/Protect Access/Afford Health Ins, Committee of Annuity Insurers, Conseco Inc, Council for Affordable Health Insurance, Council of Insurance Agents & Brokers, Coventry First, Crop Insurance Professionals Agency, Delta Dental Plan of California, Delta Dental Plans Assn, E-Health Insurance Services, Elderplan, FCCI Mutual Holding Company, First Coast Service Options, Fishing Partnership Health Plan, Forethought Financial Services, Genworth Financial, GF Mann Insurance, Great American Insurance Co, Hartford Financial Services,Hartford Insurance, Independent Insurance Agents of America, ING North America Insurance, InsCap LLC, Insurance Services Office, International Group of P&I, Clubs International Underwriting Assn, Jackson National Life Insurance, Joseph Caramadre (Estate Planning), Land America Financial Group, Liberty Mutual Insurance, Lincoln National Corp, Lloyd's of London, CNA Financial, Loews Corp, John Hancock Financial Services, Marsh & McLennan, Massachusetts Mutual Life Insurance, McCarthy, Dorothy, Ad Hoc Life/Non-Life Consolidation Group, Metropolitan Life Insurance, Munich Reinsurance America, Mutual of America Life Insurance, Mutual of Omaha, National Assn of Enrolled Agents, National Assn of Health Underwriters, National Assn of Mutual Insurance Cos, National Assn of Surety Bond Producers, National Coalition of Local Health Plans, National Insurance Crime Bureau, Nationwide, Natl Assn/Insurance & Financial Advisors, Natl Conference of Insurance Guaranty, Natl Council on Compensation Insurance, Natl Org/Life/Health Insur Guaranty Assn, Natl Structured Settlements Trade Assn, Nau Country, New York Life Insurance, New York Life International, Niche Plan Sponsors, Noridian Mutual Insurance, Northwestern Mutual Life, Nuclear Electric Insurance, Old Mutual Business Services, OneBeacon Insurance Group, Pacific Life Insurance, Pennmont Benefits Services, Physician Insurers Assn of America, Property Casualty Insurers Assn/America, Protective Life Corp, Prudential Financial, Prudential Insurance, Reinsurance Assn of America, Risk & Insurance Management Society, Sammons Enterprises, Savings Bank Life Insur of Massachusetts, Self Insurance Institute of America, State Farm Insurance, Swiss Re America, Teachers Insurance & Annuity Assn, Thrivent Financial for Lutherans, Torchmark Corp, United American Insurance, Trans World Assurance, Travelers Companies, Ullico Inc, United Concordia Companies, United Services Automobile Assn Group, AmeriChoice Corp, Universal American Financial Corp, UNUMProvident, Variable Annuity Life Insurance Cos, Water Quality Insurance Syndicate, White Mountain Insurance Group, Willis North America, XL Capital, Farmers Group, Zurich American Insurance, Zurich Financial Services.
Ve işte menfaatlerini korumak için her sene harcadıkları paralar. Ne dersiniz, Türkiye'nin lobicilik adına harcadıkları yanında bu harcamalar yanında nasıl kalıyor?
* TAZE NEDENLİ DESTEKÇİ NO 5 ve 6: IMF VE DÜNYA BANKASI'NIN TÜRKİYE ÜZERİNDE YAPTIRIMI İSTENECEK: Bu noktada, stratejinin son basamağına gelinip, Türkiye'nin IMF ve Dünya Bankası ile ilişkileri etkilenmeye çalışılıp, Türkiye dar boğazlara sokulmaya çalışılacaktır. Dış ticaret açığı günden güne artan, sıcak para bugün Türkiye'den çıkar giderse ne olur halı Türkiye'nin diyenler, aşıl şu soruyu sormalıdırlar: "o zaman ne yaparız,?" O zaman OYAK aracılığı ile dolaylı yapacağımız ödemeler bile çıkmazımızı sonuçlandırmayacak, Türkiye, bir "yukarısı bıyık, aşağısı sakal" ile karşı karşıya kalacaktır. 1915?de 10 milyon dolar olan sigorta miktarları, aradan geçen 82 yıl içinde akıl almaz meblağlar ulaşmış olup ödenme mecburiyeti halinde Türkiye'yi maddi olmasa bile siyasi bir iflasın eşiğine getirecektir. Ardından da Türkiye uzun yıllarını uluslararası ve Avrupa Birliği mahkemelerde harcamak ile burun buruna kalacaktır. ve belki de Türkiye'yi kendi zararlarından dolayı uluslararası mahkemelere taşıyacaklardır. Böylece, Ermeni sorumunuz gün geçtikçe daha büyük boyutlar taşıyacaktır. Hemen her yıl Amerikan Kongresi'ne getirilen sözde Ermeni soykırımı kanunu, ebediyen Amerikan Cumhurbaşkanları tarafından, her seferinde hatırımız için durdurulmayabilir. O gün geldiğinde, Türkiye'nin geleceği uluslararası platformda daha da karanlık olacaktır.
Sokaktaki Amerikalı'nın Ermeni'ye olan desteğinin artması Türkiye aleyhinde başka gelişmelere de yol açacaktır. Bundan böyle sadece Ermeniler değil, Yunanlılar ve Kürtler Amerikan Temsilciler Meclisini ikna etmekte eskisinden daha az bir caba ile başarılı olacaklardır. Bahsi geçen bu destek, Türkiye ile iş yapan Amerikan şirketlerinin maruz kalabilecekleri Türkiye'ye ambargo istemlerinde kendini gösterebilecektir.
Sigorta tazminatı için AXA'ya başvuran Ermeni sayıları 3000?e ulaştı
OYAK ortağı Fransız Sigorta Şirketi AXA, dünyanın muhtelif yerlerinden yaklaşık 3000 Ermeni'nin tazminat amaçlı sigorta istemi için bu yıl içinde başvurduğunu açıkladı. Başvuruların ağırlığının Amerika, Fransa ve Ermenistan'dan olduğu ve bahsi geçen istemler için başvuru son günü olan 1 Ekim 2007 tarihinin de 20 Aralık 2007 tarihine kadar uzatıldığı da AXA tarafından ayrıca belirtildi.
MEDYADA ERMENİ SİGORTA GİRİŞİMLERİ HAKKINDA:
10 bin Ermeni'den AVİVA'ya Soykırım Sigortası davası
HÜRRİYET
Süleyman DEMİRKAN / ANKARA
ABD'de yaşayan 10 bin kadar Ermeni, dünyaca ünlü İngiliz sigorta şirketi AVİVA'ya topluca "Soykırım Sigortası" için tazminat davası açtı.
Tazminat davası, Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilere, "Soykırım" iddialarına yol açan olaylar meydana gelmeden önce, hayat sigortası satılması nedeniyle açıldı. Dava, hayat sigortası yaptırdığı belirtilen Ermenilerin bugün hayatta olan yakınları adına, Los Angeleslı Raffi Bahceciyan ile Nisan Papazyan tarafından açıldı. Tazminat davasında, 30 milyon YTL talep edildiği belirtiliyor.
Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) eski Başkanı Ercüment Kılıç, Ermenilerin davayı 18 Eylül 2008'de açtığını bildirdi. Daha önce Fransız Axa'ya açılan davanın Türkiye'yi zor duruma düşürdüğünü söyleyen Kılıç, "Bu davada benzer bir sıkıntı yaratacak. Bu şirketler Ermenilere yapacağı soykırımı ödemelerinin Türkiye tarafından karşılanması için strateji izliyor. Türk OYAK'ın ortağı olan Fransız AXA, bu sigortaların karşılığı olarak 1 Ekim 2007'den itibaren, 7 bin Ermeniye 17 milyon dolar ödemişti" hatırlatması yaptı.
2007'DE TÜRKİYE'Yİ TEKRAR İKAZIMIZ VE HÜRRİYET HABERİ
Gündem2008
19.02.2007
Diaspora sigortası
Süleyman DEMİRKAN, Hürriyet
Amerikan sigorta şirketlerinin sözde soykırıma uğradıkları gerekçesiyle Ermenilere para ödemeye başladığına dikkat çeken Türk-Amerikan Ticaret Odası Başkanı Ercüment Kılıç, Türkiye'nin büyük bir tuzakla karşı karşıya olduğunu söyledi.
New York Life ve AXA gibi şirketlerin ödeme yaptığını belirten Kılıç, bu paraların Türkiye'den çıkarılacağını iddia etti.
TÜRK-Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) eski Başkanı ve Türk-Amerikan Ticaret Odası Başkanı Ercüment Kılıç, Ermeniler'in Türkiye'den tazminat peşinde olduklarını, önlem alınmazsa Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda yüklü tazminatlarla karşı karşıya gelebileceğini bildirdi.
Kılıç, Ermenistan'ın ve Ermeni diasporasının Sözde Ermeni Soykırımı Günü ilan ettikleri 24 Nisan yaklaşırken, Türkiye'yi bekleyen büyük tehlikelere dikkat çekti. Amerikan sigorta şirketlerinin sözde soykırıma uğradıkları gerekçesiyle Ermeni vatandaşlarına para ödemeye başladıklarını ve bu ödemenin her geçen gün arttığını bildiren Kılıç, şöyle devam etti: ÖNCE 20 MİLYON DOLAR KOPARDILAR" ABD sigorta şirketlerinin Ermeni kökenli vatandaşlara yaptığı ödemeler birkaç yıl sonra çığ gibi artacak ve Amerika'nın para babaları olan sigortacılık ve bankacılık lobileri Türkiye'den tazminat isteminde bulunacaklar. Ermeniler 27 Ocak 2004?de ilk bombalarını patlatıp' Amerikan New York Life'dan sözde soykırım için 20 milyon dolar kopardılar. Sigorta şirketlerinden AXA da, 17 milyon dolarlık tazminatı Ermenilere 10 Temmuz 2006 tarihi itibariyle ödemeye başladı. Ermeniler, AXA'nın kararıyla, en güçlü oldukları eyalet olan Kaliforniya dışında, diğer 49 eyalette de toplu sigorta isteme yönünde ilk adımı attılar. Demokrat Partinin Kaliforniya Milletvekili Adam Schiff, Temsilciler Meclisi'ne Ermeni Soykırımı Kazazedelerine Hakkaniyet Kanunu (Armenian Victims Insurance Fairness Act)' başlığıyla yasa önerisi verdi. Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi George Radanovich de önergeye imza atan ikinci milletvekili oldu. Şimdi bu tasarı kabul edilirse, sigorta şirketleri de ödedikleri tazminatların Türkiye'ye rücu edilmesi için bastıracaklar. Yasa önerisi, Amerikan Federal yönetiminin her eyalete (toplam 50 eyalet), sözde Ermeni soykırımı için yetki vermesini ve Federal Yönetim Denetimi' altında Ermenilerin sigorta istemlerine yardım edilmesini öngörüyor. Şimdiye kadar Soykırım Felaketzede Listesi'ni açıklamayan sigorta şirketleri, bu yasaya uymazlarsa, kapatılmaya kadar varacak yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecekler.
TÜRKİYE'DEN KİM PARA İSTER
Şimdi, "Ermenilerin Kim Türkiye'den Para Almak İster?" (www.ArmenianInsuranceSettlement.com) web sitesine sadece Kaliforniya'dan değil tüm Amerika'dan Ermeniler ve avukatları sel gibi akacaklar. Sonra da, Amerika'nın sigorta ve bankacılık lobileri, Türkiye'den istemde bulunacaklar. Türkiye'de iş yapan Amerikan şirketlerine yaptırım amacı ile Amerikan halkı bazında boykotlar önerilecek. IMF, Dünya Bankası'nı da Türkiye'nin üzerine salacaklar."
SAYIN BÜYÜKELÇİ YANLIŞ ÇIKTI..
ERMENİLER TÜRKİYE'DEN SİGORTA PARALARI ALDILAR!
ALMAYA DEVAM EDİYORLAR!
VE ALACAKLAR!..
01.08.2004
Oktay EKŞİ: Perşembenin gelişi
DOĞRUSU aşağıda sözünü edeceğimiz konuda daha önce de yazı yazdığımızı anımsıyorduk ama Washington'daki ATAA (Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi) Başkanı Ercüment Kılıç'tan, Yaklaşık bir yıl evvel, yıllardır Türkiye'nin dikkatine getirmemize rağmen kulak arkası edilen hayati bir konuyu, ilk defa siz köşe yazınızda yazmıştınız (. . .)' diye başlayan bir e-mail gelmeseydi, ne konuyu anımsayacak ne de yeni gelişmeyi öğrenecektik.
Amerika'da (özellikle California eyaletinde) yaşayan Ermenilerden Türkiye kökenli olanlar bir süredir Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı iken ölen Ermenilerin yaptırdığı hayat sigortası tazminatını, ilgili şirketlerden almak için' çalışıyorlardı. Bu insanlar soykırım mağdurudur gerekçesiyle önce zamanaşımı'nı kaldırttılar. Sonra Mahkeme, bu tazminat talebinin bireyler adına değil, toplum adına olduğunu kabul etmeli' dediler. Onu da kabul ettirdiler. Böylece masum bir dava içine soykırım'ı da, Ermeniler' kavramını da sokmuş oldular.Üçüncü aşama sigorta şirketinin tazminat ödemeye mecbur edilmesiydi. Los Angeles Bölge Mahkemesi Yargıcı Christina Snyder, 20 Şubat 2004 tarihli duruşmada New York Life Sigorta Şirketi'nin, poliçe sahiplerine 20 milyon dolar tazminat ödemesi' için ön onay vermişti. 30 Temmuz 2004 tarihli duruşmada bu karar kesinleştirilmiş.
Biz meğer 11 Haziran 2003 tarihli yazımızda, tanınmış bir diplomatımızın 5 Mayıs 2001 tarihinde aynı konuyu işlerken bu sigorta kontratlarının yerine getirilmesinin Türkiye'ye yansımaları olmaz' dediğine değinmişiz.
Onunla kalmayıp yazıyı,Tam aksini düşünen Ercüment Kılıç'ın mı yoksa söz konusu diplomatımızın mı haklı olduğunu zamanın göstereceğini vergulayarak bitirmisiz.
Ercüment Kılıç, gönderdiği e-mail'de ona değiniyor: O zaman bugün (30 Temmuz) geldi efendim' diyor ve yukarıdaki gelişmeleri aktarıyor. Sonra da özetle; Bu gelişmeler önce hep California'da başlar. Sonra öteki eyaletler izler. Örneğin Soykırım' iddiasını, bir yasa çıkartarak önce California eyaleti kabul etti. Şimdiye kadar 50 eyaletten 34'ü aynı yönde yasa çıkarttı. Bu konunun da önümüzdeki aşamasında sigorta şirketleri ödedikleri tazminatı Türkiye'den isteyecekler. Türkiye bu talebi reddedecek. O zaman Amerika'nın en güçlü lobileri, yani bankacılık ve sigortacılık dünyası devreye girecek. Kongreyi baskı altına alacaklar. Biz Ermenilere ödediğimiz parayı bir yerden çıkartmazsak sigorta primlerini artırmaya mecbur kalacağız' diyecekler. Bunu Türkiye'nin baskı altına alınması izleyecek . Taa ki Türkiye soykırımı da, onun tüm sorumluluklarını da kabul etsin' diyor ve bu gidişin önünü ancak "lobi yaparak" kesebileceğimizi söylüyor.
OKTAY EKŞİ:
"BAKALIM GÖRECEĞİZ..
KILIÇ MI HAKLI, TÜRKMEN Mİ? "
11 Haziran 2003
HÜRRİYET: Ermeni sigortaları
EĞER ABD'deki Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) Başkanı Ercüment Kılıç'ın değerlendirmesi doğru ise "Ermeni soykırımı" sorununun bundan böyle bir de karşımıza tazminat konusu olarak çıkması söz konusu..
Kılıç, "Türkiye dışındaki Ermenilerin (diaspora), Türkiye'ye karşı müthiş bir tazminat oyunu planladıklarını belirterek, Türk yetkililerin dikkatli olmalarını" istemiş.
İstemiş ama bizim yetkililerin arabayı devirmeden nasıl kullanacağını düşünmek gibi bir adeti olmadığını galiba bilmiyor. Oysa bizde önceden önlem almak yerine araba devrildikten sonra çare aranır.
O nedenle Kılıç, uyarıları doğru olsa bile sesini kimseye duyuramaz.
Peki ama bu uyarıya sebep olan mesele nedir? Elimizdeki bilgilere göre bu sigorta bedeli işini ortaya ilk olarak, Dr. Varteks Yeghiayan (Yağcıyan) adında bir Ermeni hukukçu attı. Yağcıyan o dönemde kendini sigorta ettiren Ermenilere ait 7671 adet poliçeye ulaştı. Daha sonra bu poliça sahiplerinden 90 yaşında Martin Maroutian adında bir Ermeni'nin vekaletini aldı. Ancak önce "zamanaşımı" meselesini çözmesi lazımdı. Uğraştı, didindi, neticede California'da, "soykırım" nedeniyle 2010 yılına kadar açılan davalarda zamanaşımının dikkate alınmayacağına ilişkin bir yasa çıkarttırdı. Ardından davayı açtı. Ancak Martin Maroutian çok yaşlı olduğu için o ölmeden yeni bir atılım yapması gerekiyordu:Maroutian'ın davasının sadece onun kişisel sorunu olmadığını, tam tersine, belli bir kesimi temsil ettiğini ileri sürdü, böylece davasının "toplumun belli kesimi adına" açılmış sayılmasını sağladı. Dahası Yagcıyan'a maddi tazminat talep etme hakkı da tanındı.Ve sigorta şirketleriyle pazarlık bu aşamada başladı.
Elimizdeki kaynaklara göre, ABD'de sigorta şirketleri sahibini bulamadıkları için ödeyemediklerini iddia ettikleri sigorta bedelini cebe atma hakkına sahip değiller. Ödeyemiyorlarsa, belli bir süre sonra o poliçe nedeniyle müşteriden aldıkları primleri eyalet maliyesine yatırmak zorundalar. Oysa şirketler belli ki bunu da yapmamışlar.Keza ilgiliye ödeme konusunda kusurlu oldukları ortaya çıkarsa, geçen her yıl için ödemeleri gereken miktara yüzde 10 eklemeleri zorunlu.
Kısaca Yağcıyan'ın eli hayli güçlü görünüyor. O nedenle sigorta poliçelerinin o tarihteki bedeli kağıt üstünde en çok 20 milyon dolar görünmekle beraber, şimdi toplam ödemenin 2 milyar dolardan 50 milyara kadar çıkabileceği ileri sürülüyor.
Kılıç daha da fazla söylüyor, trilyonlarca dolardan söz ediyor.
Peki bu iş Türkiye'nin başına ne iş açar?
Eski Dışişleri Bakanı İlter Türkmen 5 Mayıs 2001 tarihli Hürriyet'te çıkan yazısında "Bu sigorta kontratlarının yerine getirilmesinin Türkiye'ye yansımaları olmaz" demiş.
Bakalım göreceğiz, Kılıç mı haklı, Türkmen mi?